sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2009 Cuma

Savaş Tanrısı - lord of war - Son zamanlarda izlediğim en iyi macera aksiyon filmi


Sinema günlerine devam.........

İşte dün bahsedecekken Çit ' in duygusal yoğunluğu ile bu güne bıraktığım film;

Savaş Tanrısı ( Lord of war )

Üç yıl önce Cd sini izlemiştim. Geçen akşam TV de yayınlandı. İlk izlediğimizde çok hoşumuza gitmişti. Tekrar izledik.

Yine bana çook anlamlı gelen ve mutlaka izlenmesi gerektiğini düşündüğüm bir film. Dünyayı yöneten kişilerin, savaşları başlatan ve bitirenlerin, kimler olduğunu ve tüm dünyayı kendi keyifleri, zevkleri ve egoları için nasıl kana buladığını öğrenmek isteyenler için yapılmış bir film.

Dünyanın istedikleri köşesine sözde özgürlük götürenlerin nasıl vahşi duygularla, acımasızca sırf keseleri ve keyifleri için bu oyunları çevirdiğini izlemek isteyenler için yapılmış bir film.

Gerçekten insani duygularını yitirmemişlerin anlayacağı bir film.

Gerçekten insansanız izlemek isteyeceğiniz ve izlerken içinizi acıtacak bir film.....

Filmin Yönetmeni : Andrew Niccol (aynı zamnda senaristi de)

Oyuncuları : Nicolas Cage, Bridget Moynahan, Jared Leto


Filmin hikayesi gerçeklere dayanıyor. 20. yüzyılda ki en büyük silah satışlarının konu alındığı bir film.

Filim; silah taciri Yuri Orlov’un dünyanın dört yanındaki silah kaçakçılığı serüvenlerini anlatıyor…

İşini büyük başarı ile yapan Yuri Orlov ' un bu başarısında hangi makamlardan kimlerin, ne karşılığında ona yardımcı olduğunu hayretler içersinde izleyeceksiniz.

Bu pis işi sadece para için değil içindeki doymak bilmeyen hayvani egosunu tatmin etmek için yaptığını hayretle izleyeceksiniz. Ve bu uğurda ailesinin birer birer başına gelenleri izleyeceksiniz.

Neyse ki devlet yetkilileri içersinde, kanunları çiğneyemeyen, hala insan olan bir interpol ajanı var.

Filmin son ve en acı sözü:

Dünyada Savaş devam ettikçe insanların Yuri ye ihtiyaçları hep olacaktır...

Unutumadan benim gibi Nicolas Cage hayranlarının ekstra seveceği bir film. Cage oyunculuğunu her zaman ki gibi konuşturmuş. Ben genel olarak bu adamın oyunculuğunun yanında seçtiği ve oynadığı senaryoları çok seviyorum.

iyi seyirler.

***************************************

23 Temmuz 2009 Perşembe

ÇİT - Rabit proof fence - son zamanlarda izlediğim en iyi drama



İyi ki yaz geldi, iyi ki diziler tatile girdi.

ohh be.

Diziler kalkınca sinemalara yer açıldı.

Bizde iki-üç haftadır evde sinema günleri düzenliyoruz Özümle. Böyle güzel filmler denk gelince çok güzel oluyor. Tabi sonunu getiremeden kapattığımız zamanlarda yok değil.

Aslında izleyiş sıramıza göre yine çok anlamlı bulduğum başka bir filmden bahsedecektim. Ama Çit i izleyince çok dokunaklı gerçek bir hikaye olmasından dolayı baskın geldi. Önceliği buna verdim.

Aslında baya eski bir film. (2002 yapımdı yanılmıyorsam) Bana izlemek yeni nasip oldu.

Yönetmen Phillip Noyce (Avustralyalı bir beyaz) .

Perth, Avusturalya ; 1931. Batı Avustralya’daki Aborjinler’in baş koruyucusu (sözde) Aborjin (yerli Abvustalya halkı) çocukların ailelerinden ayırıp, ‘beyazların toplumunda yeni yaşamlarına hazırlanabilecekleri’(hazırladığı yaşam beyazlara iyi bir hristiyan hizmetçi olmak) bir kamp kurmuştur.

Kendisi, eyaletteki tüm Aborjinler üzerinde yetki sahibidir. Hatta Aborjin çocuklarının yasal vasiliğini yüklenmiştir ve Aborjin çocuklarının yine Aborjinler’le evlenmesine izin verilmesini engellemektedir. (Aborjin neslini yok etmek yani)

Jigalong’daki küçük bir yerde, üç Aborjin kız anneleriyle birlikte yaşamaktadır. Jigalong ve yanındaki çöl boyunca, Batı Avustralya’nın kuzeyinden güneyine bir hat çizerek inen çit tavşanlarla otlakları birbirinden ayırmaktadır.

Bay Neville bu üç kızın yoldan çıkmakta oldukları söylentisini duyar ve en kısa zamanda Perth’ün kuzeyindeki Moore River kampına nakledilmeleri emrini verir.

Bu amaçla zorla annelerinden ayrılmış küçük Molly'nin kızkardeşi ve kuzeniyle birlikte, hükümet tarafından işletilen ve Craig gibi yerli halka mensup, siyahi çocukları alıp eğiterek beyaz ırka entegre etmeye çalışan bu kamptan kaçış öyküsünü konu alıyor.

Kamptan kaçmayı başaran üç küçük çocuk, peşlerine hükümet görevlilerini de takarak, çok uzaklardaki evlerine ulaşabilmek için bir ölüm-kalım yolculuğuna çıkıyorlar. 1500 km lik bu dile kolay yolu aşıp aşamadıklarını, bazen göz yaşları içinde, izleyip öğrenin.

Bu film Çit ’ in baş kahramanlarından Molly’nin kızı Doris Pilkington Garimara tarafından yazılmış kitaptan sinemaya uyarlanmış.

Gerçekliği dolayısı ile insana daha da üzüntü veriyor. Bu hikayeyi yazan kızının akıbetinide filmin sonunda söylüyorlar o kısmıda dinleyin ve kayıp nesil hikayesini öğrenmiş olun. Onların ifadesi ile çalınmış nesil. Bence de bu ifade daha doğru !

Çağdaş , uygar batı dünyasının, amaçları uğrunda neleri yapabileceğini, nesilleri nasıl eritip yok ettiğini, dağdan gelip bağdakini nasıl kovduğunu bir kere daha izleyip öğrenin :(

******************************

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Yemin: son zamanlarda izlediğim en iyi psikolojik gerilim



Orijinal Adı : THE PLEDGE
Oyuncular : Jack Nicholson, AAron Eckhart
Yönetmen : Sean Penn

Jerry Black,başarılı ve aynı zamanda her olayı çözmekte zorlanmayan bir polistir. Jerry artık yaşlandığını düşünür. Arkadaşları da ona bir veda partisi yapar. Çünkü emekliliğine çok az zaman kalmıştır. Hatta arkadaşları ona hep hayallerini kurduğu yere gitmesi için uçak bileti bile almışlardır. Ancak emekliliğinin başlamasına çok az bir süre varken, Nevada dağında 8 yaşında küçük bir kızın vahşicesine öldürüldüğünü öğrenir ve hemen Nevada dağına gider. Kızlarının öldürüldüğünü söylemek Jerry'e düşer ve Jerry orada kızın annesine katili bulmak için bir söz verir ve olaylar burada bir bir çözülmeye başlar...

Epey zamandır kesintisiz film izleyemiyordum. Bu epey zaman A.Y. doğdu doğalı.
izlemek isteyip başına geçtiklerimde içerik itibari ile beni hayal kırıklığına uğratmıştı ve sonunu getirmemiştim.

Cumartesi TRT1 de yemin isimli sinemanın fragmanını görüp Öz.üme tembihlemiştim güzele benziyor izleyelim diye.
Sinemada ne zaman gösterildi hiç haberim yok. Hoş, olsada gidecek halim ve zamanım zaten yok :)
En son hamileyken gitmiştim sinemaya. Gitsek gideriz ama keyfi sebeblerle pamuğumdan ayrı kalmayı düşünemiyorum. Zaten günün büyük kısmında ayrıyız :(((
neyse işte dün akşam 9:30 da filmi unutmayarak izlemeye koyulduk. A.Y. de sağolsun sorun çıkartmadan uyudu. Uyku saatimiz 9:30 zaten. bende filmi kesintisiz denebilecek seviyede izledim :)
(bu arada ben izlemeyeli TRT de reklam sürelerini uzatıp, sayılarını artırmış bunada bozuldum)
Film süperdi diyebilirm. Bilindik gibi görünsede sonu çok güzeldi.(güzel derken mutlu son
sanmayın! senaryo açısından çok güzeldi)

son zamanlarda izlediğim en iyi psikolojik gerilimdi!

Katil bulunup yakalnıyor, yemin yerini buluyor gibi klasik değildi yani.
İlahi adalet yerini buldu o ayrı. Daha fazla söylemek istemiyorum belki izlemek isteyen olur diye.

Jack Nicholson yine yapmış yapacağını.

Ben korku filmlerini sevmem, pekde izlemem, izlediğimdede korkmam. Bu filmde de pek korkutucu birşey yok gibi görünsede nedendir bilmem beni ürküttü.

Tavsiye ediyorum. Ne izlesem diyen varsa.......


**************************************