domates yetiştirmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
domates yetiştirmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2009 Cumartesi

kapruz görünümlü domates?

İşte bu da yüksek likopenli domatesmiş. Likopen besinlerde hazır olarak bulunuyor. Bu domateslere dışardan ilave edilmiş.
Ama nasıl?
Tam da her yerde GDO korkusu almış başını gitmişken insanın aklına ilk gelen yoksa bunlarda mı? sorusu oluyor haliyle.
GDOrganizma dediklerinden olamamasını diliyorum. Çünkü hepsini yemeyi düşünüyorum :PPP
Domatesin içinde zaten likopen var. Ve hatta likopenin %85’i domates ve domates ürünlerinde.
Ne olduklarını anlamadan önce Öz.üme diyorum ki "aaaa yoksa bunların genlerini karpuzlamı karıştırmışlar, yoksa domateslere karpuz mu aşılamışlar, veya karpuzlara domates? :P
Çünkü bunlar birer minyatür karpuz görünümlü domates :)
Domates salçası, ketçap, domates suyu likopence zenginler.
Vücudumuz likopeni en çok işlenmiş domatesten (salça, ketçap....) absorve etmektedir. Daha kolaycası pişirilmiş domatesten.
Yani domatesi sabahları çiğ yemek yerine menemen yapmak yada salçalı kahvaltılık soslar yaparak tüketmek daha faydalı ;)

.
Tadı mı?
ımmm hepsi böylemi bileniyorum ama bizimkiler epeyce kalın kabukluydu. Veee tadı güzel denebilir ancak elbetteki mis kokulu köy domatesi tadında değildi.
Karpuzda, bazı tropikal meyvelerde, kırmızı greyfurtta bulunuyormuş.
*******************************
Bilgilenelim :

Likopen

Likopen sebze ve meyvelerde doğal alarak bulunan karoten familyasına ait bir pigmenttir. Bir çok araştırma göstermiştir ki likopen prostat kanseri, sindirim sistemi, göğüs kanseri, akciğer kanseri ve yaşlılıktan dolayı oluşan kalp dejenerasyonunu aktif olarak engelleyebilir.

Kanseri önler mi?

Kanser riski bir çok nedenlere bağlıdır. Beslenme önemli olanlarından biridir. Uzun bir zamandan beri, taze besin ve işlenmiş meyve ve sebze yemek sağlıklı beslenme olarak kabul edilmektedir. Domates ve domates ürünleri likopen içeriği olarak zengindir. Likopenin vucutta anti-oxidant olarak görev yapmaktadır. Şu anda herhangi bir yiyeceğin kanseri önleyeceği sonucuna varmak çok erken ise de, araştırmalar umut vericidir.

Nasıl çalışır?

Likopen vucut tarafından absorve edilen bir anti-oxidant’tır ve zarar görmüş hücreleri onarmaya yardımcı olur. Anti-oxidant’lar kansere sebebiyet verebilecek DNA oxidasyonuyla savaşan bir bileşimdir. Kandaki likopen miktarı arttıkça, okside edilmiş bileşikler azalır.

kaynak :www.lycopene.org

*************************************

28 Ağustos 2009 Cuma

bir zamanlar benim balkondan bahçem vardı.....

Yaklaşık bundan iki yıl önce balkonda sebze yetiştirme sevdası başladı bende.

Resimlerdeki tarihe bakmayın, yanlış ayarlıymış. Zaten 10. ayda bu işe başlanmaz ve laleler sümbüller açmaz değil mi :) her neyse....
Bauhousea gidip fide tohumu almak oldu ilk işimiz. Domates, salatalık, maydanoz, nane tohumları aldık. Biberde istedim ama acı biber vardı, almadık.
Tohumdan çimlendirmek zordur dediler, ben zoru severim dedim :PPP
Oradaki güzelim çiçekleri görünce ev içinde çiçek yetiştirmeyi pekte sevmeyen ben balkon için güzel olabilir diyerek-miis kokularınında tesiri ile- nergis ve sümbül seçtim. CanÖz.ümde küçücük bir sürü turuncu çiçekle kaplı bir arap saçı (saksıların arasında küçük saksıda duran) ve birde bitki çaylarına düşkün olduğu için biberiye seçti.

Bu resimde arap saçının çiçekleri hiç belli değil. Çünkü ben eve eldikten sonra bu zavallı arapsaçının içinde durduğu mini minnacık saksının ona yetmeyeceği endişesi ile bu zavallının saksısını değiştirmeye kalktım ve değiştirdim :(
Sonrada zavallı bitki gün geçtikçe sararmaya başladı, önce parlak turuncu top top olan çiçekleri soldu ve buruştu sonrada minicik yaprakları :(
gerisini söylememe gerek yok galiba :((((
Ben böyle olsun istememmiştim elbette. Öz. çok üzüldü. Banada birazcık sitem etti. Bir tanecik çiçeğimi öldürdün diye.
Ayyy hatırlayınca tekrar üzüldüm bak :( Ama ben......................................
Sonra orada gördüğümüz asma va böğürtlen fidelerinede dayanamadık ve onlarıda aldık :)
Evde önceden var olan lale soğanlarınıda diktik. Lalelerin bir tanesi farklı bir cins çıktı ve lale açmadı. (en sağda olan)



Tohumları çimlendirmek için tek göze tek tohumluk küçük çimlendirme saksıları var. Ama ben sonrada daha kullanışlı olacağını düşünerek büyük bahçe saksıları için yapılmış saksı altlıklarından aldım.
Ve birkaç torbada toprak tabi ki.
Tohumlar sürgün verene kadar evin içersinde beklettik.
Yukarıdaki resimde salatalık fidelerimizi görüyorsunuz.




Burada da domates fideleri. Boş görünen kısımda da maydanozlar var.



Tohumlarımımz gayet başarılı bir şekilde yeşerdi. Helede bu işi hiç bilmeyen ve görmemiş iki kişi için gayat iyiydi.
İçlerinden sadece salatalıkları büyütemedik. Malesef hiç biri tutmadı. bunların yanına saonradan çilekte ekledik :)


İşte şu anda Öz.ün dayısının şiledeki bahçesinde meyve vermeye devam eden asmamız ve böğürtlenimiz.
Bizdeyken asmadan bir küçük salkım üzüm yedik ve iki üç avuç dolusu böğürtlen :))
Asmanın yapraklarındanda çok güzel sarma oluyormuş bu arada :)
Yani anlayacağınız o yaz küçüçük balkonumuz kocaa bir bahçeye dönüşmüştü.
Neler neler yedik oradan. Domates, maydanoz, nane, çilek, üzüm, böğürtlen.
Tabi tadımlık :)
Ama inanın marketten aldığımız kilolarca sebze-meyveye değerdi.

İnsanın kendi emeği ile olan böyle oluyor demek ki :)
Malesef şimdi ki evimin balkonu kapalı ve A.Y. olduktan sonra hiç cesaret edemedim tekrar uğraşmaya. Acaba kapalı balkonda kışın bile domates yetiştirilebilir mi? Batıya bakıyor. Kışın içi sera gibi olabilir belkide :))))
.
.
*******************************