yatılı yabancı bakıcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yatılı yabancı bakıcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2009 Salı

bir yorum cevabı için çok uzundu, post a çevirdim :)

Bu postu 12 mayıs tarihli, "bakıcı bakmak" başlıklı yazıma yorum bırakan adsız misafirime atfen yazıyorum.

Aynı şeyi düşünüpte soramayan kişiler varsa diye ve bir yorum cevabı için çok uzun bulduğum için yeni bir yazı olarak ekledim.

sevgili adsız hoşgeldin :)

öncelikle duygularınızı bu açıklık ve netlikle paylaştığınız için teşekkür ederim.

Sebebini tam olarak bilmediğim şeyleri önce sorma, sonra yorumlama yolu daha doğru bence. Çünkü başımıza ne geliyorsa bu yanlış anlama (hatta bazen anlamak istememe-sizi istisna tutuyorum-), ön yargılı olma sebebi ile geldiğini düşünüyorum.

Ben inanan bir insanım. Biraz geç de olsa inancımın gereklerini yerine getirmenin beni ne kadar mutlu ve tam olarak tatmin ettiğini farkettim ve bu konuda titizlik göstermeye başladım.

İşte mesele burada başlıyor.

İslamiyette şöyle bir hüküm var; müslüman olmayan kadın, müslüman kadına mahremiyet konusunda erkek hükmündedir. Ben elimden geldiğince dinimin gereklerini yerine getirmeye çalışan biri olarak , e bu da elimden gelebilecek bir konu diye düşünüyorum. Yani mesele oğluma bakarken İslamiyeti öğretmesinden ziyade benimle ilgili :)

Zaten oğluma dinsel açıdan öğretecekleri konusunu hedeflemiş olsaydım, bu konuda uzman bir bakıcı olmasınıda kriterlerim arasına eklerdim, bu konuda beni alıkoyan hiç birşey yok.

Söylediklerinize tamamen katılıyorum.
KESİNLİKLE, ÇOCUĞUMA HERŞEYİ, CANLI-CANSIZ VE İLK BAŞTADA İNSANLARI AYIRT ETMEDEN SEVMEYİ VE ÖNYARGISIZCA SAYGI DUYMAYI ÖĞRETMEK İLK HEDEFİM.

Sizin tavsiyeleriniz ve benim hedefim zaten en başta İslamiyetin emri :)

Malesef İslamiyeti saf ve Peygamber efendimizin bize ilk akatardığı halinden çok uzak ve farklı hallerde(yetiştirildiğimiz ortamlarda istemeden edindiğimiz ön yargılarla- ki bende de bir zamanlar öyleydim-) öğrendiğimiz için bambaşka düşünüyoruz. Oysa insana din, dil, renk, ırk, soy, meşrep, kadın, erkek ayırt etmeden en çok değer veren ve saygılı olmayı emreden din İslamiyettir. Dolayısı ile bende inanan biri olarak böyle olmak durumundayım.

Bir konuya daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Irkçılık dinle alakalı değildir. Sandığınız gibi ırkçı bir yaklaşım sergilemiş olsaydım ilk kriterim Türk olması olurdu. Ama gördüğünüz gibi ben bilakis farklı bir milletten ve farklı bir dilli olmasını istiyorum.

Belki bu yazdıklarım size çok mantıksız gelecek. ama benim inancıma göre böyle.

Çok uzattığım için başınızı ağrıtmadım umarım. Kusura bakmayın.

Bana bunları anlatma fırsatı verdiğiniz çok teşekkür ederim. Ayrıca samimiyetinize karşılık bütün samimiyetimle, içimden geldiği gibi yazdım. Kendimi ne kadar ifade edebildim bilemiyorum, inşallah yanlış anlaşılmalara mahal vermemişimdir.

10 Mart 2009 Salı

bakıcı bakmak


Cumartesi bakıcı için birkaç danışaman şirketle görüştük.


Listelediğimiz şirketlerin tamamı ilşe görüşemedik ...


Çünkü bu çok sevgili şirketlerimizde cumartesi saatler henüz 14:00 bile olmadan iş yerlerini kapatmışlardı. Yani hafta sonu tatiline girmişler. aman ne güzel !

diyeceksiniz ki ; e.t. onlarda insan tatil onlarında hakkı.

pek tabii onlarında hakkı. Fakat bazı işler vardır ki tatil gümlerinin biri hafta sonuysa -ki çoğunlukla pazar- diğeri hafta içi bir gün olarak seçilir, ya da eleman sıkıntıları yoksa vardiyalı çaılşırlar.


Yani asıl söylemek istediğim şu ki:

Ben hafta içi, mesai saatleri içersinde bakıcı bakabilecek durumda olsam zaten bakıcı aramam oturur kendi çocuğuma miiisler gibi kendim bakarım !


Bu iş 1 kilo portakal almaya benzemez ki öğle arasında yada iş çıkışında bi koşu gidip alayım.

Günler, haftalar sürebilecek bir arayış bu. Gönül isterki hemen bulayım, ama içimize sinen birini bulana kadar devam edecek bu görüşmeler. e ben hangi birinde izin alayım.


Kesin olmamakla birlikte yatılı yabancı bir bakıcı arıyoruz öncelikle. Çünkü A.Y. ile birlikteliklerini ben akamlarıda görebileceğim. Ne kadar mantıklı bilmiyorum ama, bu benim gönlümü rahatlatıyor. Ve (sakın şaşırmayın) Allah nasip ederse, biz A.Y. nin bir kardeşi olsun istiyoruz :) Hamilelikte bastıran uykuylar ve halsizlikler malumunuz. Birde Öz.üm çok sık seyahate gidiyor, o zamanalarda benim için iyi olur diye düşündük.


Aslında yatılı bakıcı konusundatecrübeli kişilerin tavsiye ve deneyimlerine şiddetle ihtiyacım ve soracak bir sürü sorum var.(ayyy keşke burdan beni tecrübeli birisi duysa, ne güzel olur:) )



Neyse işte görüştüğümüz kadarı ile sonuçlar şimdilik şöyle;


Bizim kriterlerimiz şöyleydi:


1- müslüman

2-bebek bakıcılığı eğitimi/tecrübesi olan

3-tercihen ana dili ing. olan (A.Y. ile sürekli düzgün aksaanla ing. konuşabilecek)



Filipinli bir bakıcı düşünüyoruk ilk olarak. Özellikle filipinliler genellikle ülkeleride bebek bakıcılığı için eğitim alıp bu iş için diğer ülkelere dağılıyorlar. (Çok iyi iletişim kurup çocuklarla çok güzel oyun oynuyorlarmış)


Fakat şimdilik görüştüğümüz şirketlerin hiç birisinde Filipinli çalışan kaydı yoktu. Sayıları az olduğu için genellikle işleri birbirlerine paslıyorlar ve referanslarla kendileri iş buluyorlarmış. Ve ücretlerinin diğer uyruklulara göre daha pahalı olduğunu öğrendik. ha birde ev işlerine hiç yanaşmıyorlarmış.(bu son bilgi kulaktan dolma)

Bizim için öncelik A.Y. nin bakımı ancak ben evdeyken ve A.Y. ile ilgilenirken -izin saatleri harici tabi ki- bi işin ucundan tutsa fena olmaz. Büyük temizlik zaten ayrı iş.


Bakalım bir iş arkadaşından şirket ismi alıcaktı Öz.üm. Öğrensin o şirketede bakarız.


En önemlisi O kişiden bizim ve A.Y. nin alacağı sıcaklık aslında, çok eğitimli olupta bizimle ve özellikle A.Y. ile o iletişimi yakalayamayan birini tercih etmem kesinlikle.


Eğer iyi tanıdığım birisi Türk gündüzlü bir bakıcı tavsiye ederse onuda değerlendirebiliriz diye düşünüyorum.


Bu konuda kafam karışık bakalım bu kargaşa nasıl çözülecek. Allah bizim ve bebeğimiz için en hayırlısını nasip etsin ....


bu konuda daha çoook yazılacak var ama bu günlük bu bile uzun oldu.