seratonin hormonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seratonin hormonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2009 Perşembe

ben polyana değilim ;)


mutluyum çünkü;
mutsuz olmak için bir sebebim yok.

mutluyum çünkü;
o kadar çok şey sayabilirim ki,
.......................

şu an yaşamımda olan herşeyden dolayı mutluyum.
sıkıntı duyduğum şeylerden dolayı bile mutluyum :?

bu palavra değil, gerçekten içimden gelen bu!

( " her zorlukla beraber bir kolaylık vardır"
İnşirah suresi 5. ayetini bir arkadaşla yazışırken hatırladım. Ondan mı acaba?
belki de. )

En çok da bunun farkında olduğum için mutluyum,

mutlu olduğum için daha da mutluyum.

Bazen sinirlensemde,
Sinirlendiğim şeylerin mutluluğumu bozmasına izin vermediğim için mutluyum.

Beni düşünen insanların varlığını biliyorum. 1, 3, 5, 10 ya da 100 lerce kişi :P ne farkeder.
Bu yüzden mutluyum.

Bana bu dünyada bir yaşam verildiği için mutluyum.
Bu dünyadan haberdar olduğum için çok mutluyum.

Mutluluk diye birşey var olduğu için mutluyum.
Mutluluk duygusunu tadabildiğim için mutluyum. 1, 3, 5, 10 ya da 100 lerce kez ne farkeder.

Kimseyi incitmek istemediğim için mutluyum.
Kimseyi bilerek incit-meyeceğim-mediğim için mutluyum.

Kimsenin beni incitmesine izin ver-meyeceğim-mediğim için mutluyum.

Akşam olduğu için mutluyum.
Normal bir gün geçirdiğim için mutluyum.

Eve gittiğim için mutluyum.
.
.
.

sizde mutlu olun istediğim için mutluyum.

mutluyum işte
;)

(Allah a sonsuz üzeri sonsuz kez şükürler olsun)

26 Mayıs 2009 Salı

aklıma geldi de.....



Bir önce ki yazıda bana gelen maili paylaşmıştım ya aklıma geldi de;

Bence insanı en mutlu eden şeylerin başını, inanıyor olmak çekiyor.
Bu istatistiklerce de kanıtlanmış bir şey.
İnanan insanlar daha mutlu diyor rakamlar.
Ben şöyle bir düzeltme yapmak istiyorum kendimce.

“İnandığı gibi yaşayan ”

Çünkü inandığı gibi yaşamıyorsa insan -ve gerçekten inanıyorsa - bu durum insanı acayip geren, hayatını çile haline dönüştüren bir şey olup çıkıveriyor. (Şekil 1a: ben-Yani çok şükür ki eski halim)


Sakın gülmeyin ama benim zamanın da yapmam gerektiğini düşünüp de yapamadığım şeyler yüzünden,
“aahhh keşke şu masanın bacağı, sandalye ya da öylece duran koltuk olsaydım da hiçbir yükümlülüğüm olmasaydı, bende şu vicdan azabını çekmeseydim” demişliğim bile var.

Çok şükür bütün bunları kısmen de olsa atlattım.
Size çok büyük bir ip ucu (yok ip ucu değil merdiven) en büyük kurtarıcım duadır. [artık merdiveni bi zahmet çıkıverin ;) ]

Öyle ki intihar edenlerin halet-i ruhiyesini gayet iyi anlayabiliyorum.

Hatta düşünüyorum da,
o aşamada insan inandığı şeyin yok olmasını yani olmamasını da isteyebiliyor.

İşte bu da inançsızlığa götüren bir kapı oluyor.

“her günahta küfre giden bir yol vardır.” Buyurmuş ya Bediüzzaman
işte bu durum o yol olsa gerek.

İnandığınız gibi yaşayabilmeniz,
Yani mutlu olmanız dileklerimle.................



**************************

mutluluk dediğin



Mutluluğun formülü 40 ayette saklı diye gelmiş bir mail.

Bakalım nelerle mutlu olabilirmişiz.....



İsra 37: Kibirli olma, alçakgönüllü davran.

Müddesir 1-5: Kendini fazla abartma.

Tekvir 25-27: Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma.

Bakara 156: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.

Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.

Hucurat 10: Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.

Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap.

Rum 21: Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster.

Vakıa 83-87: Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş.

Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme.

Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinmesini bekle.

İnşirah 1-3: Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.

Maun 4-5: Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart.

Mücadele 7: Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.

Rahman 7-9: Çıkarcı olma. Adil davran.

Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.

Tevbe 40: En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.

Fatır 19-22: Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla.

Fecr 27-28: En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.

Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme.

Haşr 10: Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol.

Kalem 1-2: Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan.

Münafıkun 4: Bencil olma, tebrik etmeyi bil.

Saff 2: Yalandan uzak dur.

Yusuf 32-33: Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.

Ankebut 41: İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.

Al-I İmran 92: İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.

En'am 50: Önyargılarla hayatı kendine zehir etme.

En'am 60: Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.

Felak 1-5: Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.

Hacc 46: Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.

İbrahim 42: Merhametli olmaktan asla vazgeçme.

İsra 23: Anne ve babana 'off' bile deme.

Nisa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur.

Yunus 12: Vazgeçilmez olmadığını Kabul et.

Enfal 56: Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.

Furkan 43: Heveslerini kendine ilah edinme.

Necm 3: İnanma duygunu diri tut.

Nisa 58: Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme


*************************

28 Mart 2009 Cumartesi

sporsuz geçen hafta


İş yerinde spor salonu ve aerobik hocası olan ve öğle aralarında buradan istifade edebilen (Tr. için) şanslı azınlıktanım :)





Yaklaşık 4 aydır düzenli gidiyorum. haftada üç gün, 1 er saat. 1 gün aerobik, 2 gün aletli jimlastik yapıyorum. Aslında aerobik günü salı-cuma. ben cumaları evde geçirdiğim için sadece salıya katılabiliyorum. 22 mayıstan sonra cumada çalışacağım için belki cumaları da aerobiğe katılırım.
.
Bu hafta salon kapalıydı :(
.
Havalandırma ve klima sisteminde bakım onarım varmış. O yüzden bu haftayı sporsuz geçirdik.
Daha önce evdeki yürüyüş bandında bazen yürüyordum. Ama istediğim verimlilikte kullanamadım açıkçası. Her zaman elimin altında olduğu düşüncesi hep önceliği başka şeylere vermeme sebep oldu :(
.
Aslında sitenin yürüyüş parkuruda var.Ve hatta açık hava jimlastik salonuda :) (hani şu bahsettiğim, belediyenin her yere koyduklarından) Ama her istediğimde çıkamıyorum, evde bant olsa daha çok ve istediğim zaman yürürüm diye bir heves almıştık ama malesef.
demek ki neymiiiiiş :
.
iş insanın kendinde bitiyormuş . (bende biraz ayran gönüllülük var galiba )
.
Ama A.Y. olduktan sonra evdeki kısıtlı zamanımı tamamen ona vermek istiyorum.
.
Bu iş yerindeki spor için önceden ;
-aaaaa hiç yapamam, iş arasında alel acele filan deyip burun kıvırmış olsamda şimdi gayet memnunum. Yorgun olacağımı sanarken, öğleden sonra sıfırlanmış olarak yeniden başlıyorum işime.
İstediğin bir şeyi yapabilmiş olmanın yanında, spor yapınca salgılanan seratonin hormonununda etkisiyle çook mutlu hissediyorum kendimi :D
.
Bu arada bu spor olayının kilo olayları ile hiiiç ilgisi yok :P Bunu bir hayat felsefesi olarak :P :PP imkanım oldukça devam ettirmek istiyorum.
Şaka bir yana sağlığımız için ihmal ettiğimiz bir şart aslında spor.
.
Herkese bol sporlu ve booool seratonin hormanlu günler diliyorum.....
.
.