ateş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ateş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2009 Cuma

üzücü günler


İstanbul sel felaketiyle mücadelede.


Evet 09.11.2009 sabah saat 06:00 dolaylarında İst. Halkalı, İkitelli, Başakşehir gözünü selle açtı. Zaten önceki gün Tekirdağ ilçelerindeki seli dymuş üzülmüştük, ama bir gün kadar kısa bir süre sonra ve daha beterini Istanbulda göreceğimizi kim umardı ki :(


Allah vefat edenlere rahmet eylesin, kalanlara sabırlar versin ve beterinden korusun. İnşallah bu olaydan maddi - manevi dersler çıkartabiliriz.


İki gündür işe gelemedim.


Salı akşam A.Y. yi Dr. götürdük. Boğaz enfeksiyonu başlamış dedi. Daha önce idrar yolu enfkeksiyon vakamız olduğu için idrar tahlili yaptırdı. Çok şükür temiz çıktı. Ateş düşürücümüzün yanına antibiyotik ve öksürük şurupları da eklendi.


Gece iki kez ateşlendi. Bu bahsettiğim ateş 39 derecenin üzerinde ki ateş. Daha düşüğü zaman zaman tüm bebeklerdeki gibi bizde de oluyor. Ama kimisinde dişten, kimisinde hafif üşütmeden olduğu için bahse ve telaşa gerek duymuyorduk.

Çarşamba sabahı uyandığımızda yine 39.8 derece ateşi okuyunca işe gitmedim. Dışarıda şiddetli yağmur devam ediyordu. Gece zaten A.Y. ile ilgilenmekten uyuyamamıştık. Uyumak istesekde o şiddetli gök gürültüsünden bilmem uyuyabilecekmiydik. Hayatımda ilk kez bu kadar şiddetli gök gürültüsü duydum ve bu kadar şiddetli bir yağmur gördüm. Ama bizim camdan bakılınca sokaklardan sular akıp gidiyordu. Kim bilebilirdi, o akan sular sel olacak !


Neyse iş yerine tel. açtım A.Y. hasta ben gelemicem diye, karşıdan aldığım cevapla sarsıldım:
- hasta olmasa gelebilecek miydin ki ?

- !!!!!!!! nasıl yani ?

Tabi biz A.Y. ve ateşi ile uğraşırken hiç birşeyden haberimiz olmamış.

Zaten sabah sabah TV filan açmıyorum ki bu halde hiç aklıma gelmez, dolayısı ile hiç bir şey duymadım. Meğerse yoları sel almış, her yer viraneye dönmüş. Haliyle servis mervis yok ortada. Allah korumuş. Hadi saat 8 lerde olsaydı bu olay! Aman Allah ım sen ne büyüksün. O zaman ki can pazarını düşünemiyorum.Çünkü o saatlerde o yollar tıklım tıklım araba dolu oluyordu. Hatta trafik sıkışık oluyordu.


Neyse işte sonra tv yi açtım ne oldu tam izleyemeden elektrikler kesildi. Yani akşama kadar olayın boyutlarından bi haberdim. Gelen telefonlarla büyük çaplı birşeyler olduğunun anladım.

O günü ve akşamı ve ertesi günü ateşli geçirdik. Şurubu verince düşüyordu. Ancak iki saat sonra tekrar çıkıyordu. Yavrum üç gündür evde neredeyse çıplak gezdi :(

Çarşamba gün 4 kez duş aldırmak zorunda kaldık. Dr.a telefon açtım. Şurubu 4 saatt bir verebilirsiniz dedi. Artık eskisi gibi ıslak bez filanda koydurmuyor vücuduna. Ateşini düşürmek için baya uğraştık anlayacağınız.


***************************


Bilgilenelim :

Bebeğinizin ateşinin yükselmesi durumunda yapmanız gerekenler;

Normal oda ısısı (aşağı yukarı 24*C) sağlandıktan sonra bebek tamamen soyulur.
  • Başına değil, kasıkları ve koltuk altına; soğuk değil, ılık ıslak bez uygulanır.

  • Bebek ateşten dolayı nem kaybetmiştir. Bol su içirin. Bunu meyve suyu, çay, süt, vs. gibi sıvı gıdalarla da yapabilirsiniz.

  • Bir ölçek ateş düşürücü (etken maddesi: parasetamol olan; örneğin: peditus, calpol, termacet… ) verilir.

  • Bundan sonra soğuk değil, ılık bir duş aldırabilirsiniz. Bu da nemi dengeleyecektir.

  • 30-45 dakika geçtiği halde ateş hala düşmediyse günde 1 defaya mahsus olmak üzere "1 kere 1 fitil" (örneğin: paranox) uygulamak gerekir. Fitil uygulaması bebeğinizin havale geçirme riski düşürecektir.

  • Ateş enfeksiyon kaynaklıysa antibiyotik tedavisine başlanacaktır. En az 5 gün sürecektir! Antibiyotik tedavisini yarıda bırakmanız, mikrobun ilaca direnç göstermesini sağlar ki, bu da sizin bir daha aynı mikropla karşılaştığınızda tedavinizi zorlaştırır… Çocuğunuzun tüm rahatsızlığı bir kaç günde geçmiş olsa bile antibyotiği en az beş gün kullanmalısınız!

    Kaynak : Dr. Fatih Hakan ÇAM

    Ayrıca benim hatırladığım bir not daha yüksek ateşi düşürmek için vücudun alkol v.b. alkollü sıvılarla silinmemesi gerektiği. Alkol önce çok hızlı soğumasına daha sonra ise hızla ateşinin tekrar artmasına yol açabiliyor. Acaba sirkeli suda böyle bir etki yapar mı? Tedbiren ondanda uzak durmaka fayda var galiba.

    Birde unutmadan kesinlikle aspirin verilmemeli.


    *******************************

    Şimdi minik sincabım Allah a hamd olsun daha iyi.

    Allah' ım tüm bebekler iyi olsun lütfeeen.

    Tüm bebeklere Şafi isminle şifalar ver.

    Allah' ım şu mübarek günler hürmetine bizleri tüm felaketlerden muhafaza eyle, felakete maruz kalanlara yardımlar ihsan eyle.

    .

    .

    *******************************

    8 Eylül 2009 Salı

    yanında yokken annelik :(

    Bir kaç gündür A.Y. nin hafif burun akıntısı ve ara ara çıkan hafif ateşi vardı :(
    Evdeki ilaçları ile geçirmeye çaılşıyorduk. Dünü gayet güzel geçirmişti aslında. İştahsızlığını saymazsak tabi.
    Yinede tedbiren soğuk algınlığı ve ateş şurubuna devam ettiriyordum.
    Biraz önce telefon geldi. Baktım bakıcımız.
    Zaten işteyken O'ndan gelen her telefonda yüreğim yerinden fırlayacak zannediyorum. Elimde değil napayım :(
    A.Y. yi sabah bırakırken de hafif ateşi vardı. ilaçlarının verirsin demiştim. Şurubunu içince hafif kusmuş verdiği şurubu çıkartmış. bir süre sonrada A.Y. nin ateşi çıkmış. Bunun üzerine fitil vermiş. Ateşi düşürmüş.
    Öğleden sonra yemeklerinden ve meyvesinden azar azar -tadımlık- yemiş. Şuruplarını içmiş. Ateşi tekrar çıkmış.
    İşte bu aşamada beni haberdar etti. Şurubun etkisini göstermesini bekleyelim, düşmezse fitil verirsin dedim. Tedbiren kol ve bacak eklem yerlerine sirkeli bez koymuş.
    Yaklaşık yarım saat kırkbeş dakika sonra tekrar aradı. Ateşi düştü şimdi uyuyor diye.
    Çok şükür.

    (Dr.umuzun söylediğine göre ıslak bez ateş 39 derecenin üzerinde ise uygulanmalı.
    Fitil ise düşmeyen ısrarlı ve/veya çok yüksek ateşli ise ateşi hızlıca düşürmek için kullanılmalı.
    Bu konuda bilgilenelim yazısı yamak istiyorum aslında ama şu an çıkam lazım, servise yetişmem için.)
    Gidince Dr.a götüreceğiz inşallah.
    Dua ediyorum İdrar yolu enf. tekrarı olmasın diye çünkü son günlerde ,zaman zaman ishal şeklinde olan kaka yapıyor. bunun için Dr. a götürdüm aslında ama yinede ...................
    .
    .
    .
    *********************************

    25 Mayıs 2009 Pazartesi

    idrar yolu enfeksiyonu


    (Bu yazı geçen haftaya aittir.)

    Cuma gece saat sabaha karşı pamuk şekeri olmuş ateş topu.

    Hemen babayı kaldırdık.

    Soğutma çalışmalarına ilk iş fitille başladık.

    Müsebbibi yine diş sandık.

    Ertesi gün oldu hala ateş gelgit halinde. Dr.umuzu aradık.

    Burun akıntısı?

    Yok.

    Öksürük, aksırık?

    Yok.

    Sonuç:

    “ 1- İdara yolu effeksiyonu olabilir.
    2- 6. hastalık olabilir.
    Siz iki –üç gün bekleyin. Geçmezse gelin.”

    cevabını aldık. (Zaten bu dr.a başlamadan önce söylemişlerdi çok rahat biri, hemen ilaç, antibiyotik vermez diye.)

    Eeee biz iki pipirik bekleyebilirmiyiz iki-üç gün ! Pirik dediğime bakmayın. ateş düşmüyordu bir türlü. Daha doğrusu düşüyor, bir süre sonra tekrar çıkıyordu.

    Tabi soluğu acilde aldık.

    Muayene edildi ve hemen idrar tahlili verildi. (şimdi verildi diyorum ama o kadar kolay vermedik çişimizi :)

    Şu idrar toplama torbalarından 3 tane ziyan ettik bir kere. Ve neredeyse 2 saat bekledik ama yok. Erkek bebekler için aslında çok pratik bir alet, tam benlik yani ama bezini açar açmaz ortalığı sulayan pamuk şekeri sanki o değil. Ateşinden olsa gerek, o kadarda çok su içtiki canım benim. Neyse baktık olmuyor eve gidelim evde yapınca yarım saat içinde babamız ulaştırsın diye eve geldik. Daha girer girmez koyverdi bizim ki.

    Çook kıymetli çişimizi titizlikle götürdü babamız.

    Ve sonucun İdrar yolu enfeksiyonu olduğunu öğrendik. :(


    ************************


    Bilgilenelim :

    İdrar yolu enfeksiyonu:

    En sık nedeni, barsaktaki bakterilerin idrar yoluna bulaşarak yukarı doğru yol almalarıdır.

    Çocuğun yaşı ne kadar küçükse, belirtileri anlamak da o kadar güç olur. Küçük bebeklerde, huzursuzluk, ateş, kilo alamama, kusma, idrarda değişik renk veya koku görülebilir. Daha büyük çocuklar ise; karın ağrısı, sık ve az idrar yapma, idrarda yanma, kanlı idrar, ateş, idrar kaçırma gibi şikayetlerle karşımıza gelebilirler.

    Ateş çok yüksekse, kusma, yan ağrısı varsa piyelonefrit ( böbrek iltihabı ) düşündürür. Böbreklerin zarar görmemesi için tedaviye hızla başlanması gerekir.

    Bu yakınmalarla doktora başvurduğunuzda, tanı koymak için çocuktan idrar tetkiki ve idrar kültürü istenecek, kültürde saptanan mikrobun hangi antibiyotiğe hassas olduğu antibiyogram ile saptanacaktır. Uygun antibiyotik tedavisi ile çabuk sonuç alınacak, çocuk 1-2 gün içinde rahatlayacaktır.

    İdrar yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda, idrarın mesaneden böbreklere doğru geri kaçışının ( reflü ) olup olmadığını saptayacak özel grafilerin çekilmesi gerekebilir. Eğer, reflü varsa koruyucu tedavilerle böbreklerin zarar görmesi önlenecek, ileri derece reflülerde ameliyat gerekecektir.

    İdrar yolu enfeksiyonunu önlemek için; bebeklerde bezi sık değiştirip altının kirli kalmamasını sağlamak, özellikle kızlarda alt temizliğini önden arkaya doğru yapmak önemlidir. Çocuk büyüdüğünde de tuvalette kendi temizliğini uygun şekilde yapması, gerekli oldukça tuvalete gidip mesaneyi boşaltması konusunda uyarılmalıdır. Özellikle okul çağındaki çocuklar, okulda geçirdikleri uzun saatler boyunca tuvalete gitmeden eve gelebiliyorlar, böylece idrarın uzun süre mesanede kalmasıyla enfeksiyonlara zemin hazırlıyorlar. Bol su içilmesi de, idrar yolu enfeksiyonundan koruyucu olacaktır.

    Kaynak: Dr Nilüfer TOPRAKÇI / Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

    **************************


    İlk olarak acilde ateşi düşürmek için banyo verdiler. Kah ağlayarak kah çığlıklarla düşürdük sonrada antibiyotik ve üç ayrı ateş düşürücü aldık.

    Neyse ki 19 mayıs tatili vardı. Ve bir günde ben izin almak durumunda kaldım. Bakıcımıza çok güvensem de ateşler içinde nasıl bırakayım dı Pamuğumu.

    Bırakamadım.

    Çalışıyor olmanın en zor geldiği anlardan biri bu.

    Çok şükür, şu an hamd olsun geçti. Allah kimselere yaşatmasın. Melekler hiiç hasta olmasın.
    .
    .
    .
    ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

    ************************ Güzel şeylerde oldu ************************
    .
    *************** hem de çooooooooooooooooooooook güzel *************

    ************* Pamuk şekerimiz 1 yaşına girdiiiiiiiiiiiiiiiiiiii *************
    .
    ******************************** :D ********************************

    **************************** follow me ******************************

    ************************** to be continue ****************************

    ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

    20 Mart 2009 Cuma

    minik lokmalar

    A.Y. kitapları çok seviyor. ( Şimdilik. Asıl sevmesi gereken zaman nolur bilemiyorum ! )

    .

    Hele kalın bizim okuduğumuz kitapların sayfa köşelerini pır diye bir çevirişi var ki;
    gördüde yapıyor sanırsınız. Sayfaları itina ile çevirip inceliyor yazıları :)
    .


    Şimdilik yırtmaya meyillenmiyor. bakalım ilerde neler olacak bekleyip göreceğiz.
    Kendi kitaplarını sayfa yapıları icabı istesede yırtamaz :)
    .
    -Dur şuna biraz yakından bakayım.
    .
    -canım şu meyvelerden çekti.
    .
    - ay ne de güzel görünüyorlaar.
    .
    Bu da miniğin minik lokmaları :)



    Babaannesinin yaptığı kekleri ılık ıhlamurla birlikte küçük küçük götürüyor küçük adam :)
    Şimdilik kesinlikle sevdiğini anladığımz ilk yiyecek kek.
    Tokken bile reddetmeden yiyor. sağ ön alttaki bir dişi ile üst yandakini çakıştırıp çiğnemeye çalışıyor :)
    aaaa unutmadan dün üst önlerin uçları göründüüüü :D Dün itibari ile ateş olayınıda atlattık gibi çok şükür.
    Ateşin sebebi iyice kesinleşti. Yine tek suçlu Diş !




    18 Mart 2009 Çarşamba

    ateş-li gece :(

    Küçük adam gece 2 gibi uyandı. emzirmek için kucağıma aldım. Oda ne !

    minik pamuğum ateş gibi :(

    Hemen babamızı uyandırdım tabi. Diş çıkartma evresi ya, ateş normaldir ama biz ateş için fitillerin hepsini bitirmiştik :( Yenisini almak aklımdaydı ama ihmal işte.

    Neyse ateşini ölçtük 38,8 .

    ***************************
    Bilgilenelim:

    Bebeklerde ateş ölçme ve değerlendirme:


    Civalı termometreler tercihen rektal sonra koltukaltı, kasık bölgesinde kullanılabilir. Dijitallere göre okumak daha güçtür. kırılgan olması sebebi ile dikkatle kullanılmalıdır. Bu sebeple dijital ateş ölçerler tercih edilebilir. (Üstelik artık fiyatları çokda ucuz.) Ve dijitallerde civalıları uyguladığımız tüm bölgelerde uygulanabilir.


    Çocuklarda ateş 4 yaşa kadar rektal (popo) bölgeden ölçülür. Bu yöntem en ideal olanıdır. 38 C derece üstü ateş kabul edilir. 40 C derece üzeri ise hipertermidir.



    Normalde ölçümleri rektal yaptığımızda çoğu zaman 37,6 C derece ’yi buluruz.
    Koltukaltı ve kasıktan yapılan ölçümlerde ise ateş 36,2 C–36,6 C derece civârındadır.
    Bu değerlerin üzerinde ateşlenmeden bahsedilir.


    37,4–38 C subfebril,
    38–38,5 C hafif ateş,
    38,5-39 C orta ateş,
    39–40 C arası yüksek ateş,
    41 C ve üzerine çok yüksek ateş denir.


    *******************

    Babamız nöbetçi ecz.yi öğrendi (bu internet bir veli nimet) ve ateş için fitil + şurup alıp geldi.
    Benim daha önceden alıpta, aldığımı unuttuğun ateş düşürücü bant aklına geldi Öz.ümün.





    Bu ateş düşürücü bant çok pratik. herkese tavsiye ediyorum. küçük çocuklarda özellikle,
    başlarında ıslak bez durdurmak çok zor olacağı için bunlar çok kullanışlı. yapıştırıyorsun 8 saat boyunca etkisini gösteriyor.




    Bu bantlar yüksek oranda su ve ateş düşürmeye yardımcı menthol içeriyor. Hiç bir yan etkisi yok. İlçlarla birlikte de kullanabiliyorsunuz. Ayrıca buz tedavisi gerektiren baş ağrısı, kas ağrısı, diş ağrısı gibi ağrılarda da kullana bilirsiniz.

    Çok mantıklı ve pratik...
    İşte ben böyle ürünlere bayılıyorum.

    Ben bu 2 li paketi 4,5 TL gibi çok cüzzi bir fiyata almıştım. Uyguladık, bu arada ben A.Y. nin alt pijamasını ve bezini çıkarttım ve babamız ecz. den gelene kadar -ki ecz. epey yakınımızdaymış , ateşi 38,2 ye düştü çok şükür. Sonra da bir fitille sabah ateşi düşmüş olarak amaaa bu seferde benim içim yana yana evde bıraktım kuzumı :((((

    Allah minik yavrularımıza şifalar versin, hiiiiiiç hasta olmasınlar.

    ***