12 Şubat 2010 Cuma

BÖYLE BİR VAHŞETİ İZLEMEK VE ÇOCUĞUNUZA İZLETMEK İSTEDİĞİNİZDEN EMİN MİSİNİZ?


Yunuslar intihar edebilirler mi? Sirk hayvanlarına yapılan işkenceden haberdar mısınız?


Sirk ve gösteri merkezlerindeki hayvanları izlerken göremeyeceğiniz tek şey, doğalarındankoparılmış ve yaşamları boyunca hapsedilmiş hayvanların yıllardır çektiği acı ve ızdıraplardır.
Pek çoğunuz Flipper hikayesini bilir ama hikayenin gerçek sonunu bilmez.

Flipper, bu sevimli yunus, film çekimlerinde intihar etti. Yunuslar intihar edebilirler mi diye düşünebilirsiniz. İnsan yapısının aksine yunuslar nefes alıp verebilmelerini kontrol edebiliyorlar yani istemli nefes alıp veriyorlar. Yunuslar yakalandıklarında ve doğal ortamlarından koparıldıklarında istemli olarak nefes almaya son vererek intihar edebiliyor. Flipper adlı filimin çekimlerinde kullanılan beş yunustan biri eğitmeni Ric O’Barry’nin kollarında intihar etti.


Yalnızca Türkiye bile gösteri merkezlerinde yapılan yunus ticaretinden elde edilen gelir 30-35 milyon dolardır. Türkiye’de biri Bursa Korupark’ta olmak üzere toplam 12 yunus gösteri havuzu var ve bu havuzlarda 50 civarında yunus çalışıyor. Üstelik yunus ticaretinin ülkemizde bir standardı yok. Bu ticaret tepkiler nedeni ile Avrupa ülkelerinde yasaklanmaya başladı. Oysa Türkiye, Rusya, Ukrayna, Mısır gibi ülkelerde yeni yeni canlanan ve çok talep gören bir ticaret alanıdır. Buna bağlı olarak her geçen gün yeni gösteri havuzları açılıyor.


Yunuslar bizlerin dünyasına ait değiller. Onları doğal ortamlarından koparan bizler, bu zeki ve sosyal hayvanların bedenlerinde ve zihinlerinde travmalar yaratıyoruz.


Yunus terapi merkezleri kurarak onlardan medet umuyoruz. Hayatlarını alt üst ettiğimiz ve travmalarla yüklediğimiz yunusların terapi sağlayacağını düşünmek bile trajikomik bir durumdur.


Sirk dünyasında ise durum içler acısı. Sirkler 1 ya da 2 saat boyunca izleyenlerin ağzını açık bırakır. Çocuklar için en eğlencelisi tartışmasız vahşi hayvanlarla yapılan şovlardır; tek ayağı üzerinde duran filler, alev çemberinden atlayan kaplanlar...


Sirklerin parlak perdelerinin arkasına geçtiğinizde "eğlendirmeye mahkum" hayvanların çaresizliğini görürsünüz.


Kırbaç, dar tasma, ağızlık, elektrik şoku, çelik kancalı sopa ve diğer acı veren aletler, sirklerde filler ve diğer hayvanlar için kullanılan acı verici materyaller arasındadır.


Aldığınız her bilet tüm sirk hayvanlarının ömürlerini zincirli kafesler arasında adeta cezaevi ortamında geçirmesine neden olmaktadır.


Sizler belki o gülümsüyormuş gibi görünen hayvanların gösteri dünyasındaki hayatlarından memnun olduklarını düşünebilirsiniz.


Çocuklarınız, gerçekleri bilmeden sirk hayvanlarını izliyor ve gülüyor. Çocuklarınıza gerçekleri anlattığınızda sirklerden nefret edeceklerdir.


Sirklerde, yunus terapi ve gösteri merkezlerinde alacağınız her bilet, gösterilerde kullanılan hayvanların acılarına ve yeni hayvanların yok edici bir süreç içine çekilmesine neden olacaktır.


Siz değerli anne ve babalar! Hayatlarını alt üst ettiğimiz travmalar yarattığımız bu canlılardan; çocuğunuza nasıl bir tedavi ve iyileşme sağlayacağını düşünerek onları bu sürece dahil ediyorsunuz. Yunus gösteri merkezleri birer endüstri haline dönüşmüştür. DOĞADER olarak sizleri, bu anlamsız ve tedavi etkisi olmayan süreçten çocuklarınızı uzak tutmaya davet ediyoruz.






İkisine de teşekkür ediyor sevgilerimi gönderiyorum.
Ve elbette Doğader e de.......
Konuyla alakalı söyleyecek bir şey bulamıyorum aslında.
Sadece anlayamdığım en zeki canlı olarak geçinen insan oğlunun, hayvanların kendi irade ve yetenekleri dışında birşeyler yapmasından(yaptırılmasından) ne anlıyor ve daha da beteri ne zevk alıyor olduğu!!!!!
Ve en beteride çocukları küçücük yaşlarında böyle (biliçsizcede olsa) sadistçe işlere dahil etmesi.
(böyle konunun hatırlatılmasını öyle sevindim ve hayvancıklar için öyle üzüldüm ki yorumumu burada da yayınlamak istedim.)
Bu konuda sirkde doğmuş çocuklar ve belkide kaçırılarak (daha çok eskiden olabilir) getirilen çocuklarında durumları bu hayvanlardan farklı değil, hatta daha da beter.
Bu konuyla ilgili küçükken (ilkokul 4 lerde filan) bir film izlemiştim. Yabancı bir diziydi yanılmıyorsam. Hatta yayın saati anneciğimin işten çıkış hemen hemen yemek saatimizdi. Genelde yemek yerken izlerdik. Sirkten kaçmaya çalışşan bir çocukla fili anlatıyordu yanılmıyorsam. Çok etkilenmiştim. Şimdi tekrar zihnimde canlandı.
Fotoğraf kaynağı ve bu konuyla ilgili yapılmış bir haberde burada. ilgilenenler için.

7 yorum:

fotograf penceresinden dedi ki...

tv de izlemiştim yakın zamanda adam file vurarak istediğini yaptırtmaya çalışıyordu fil en sonunda adamın üstüne yürüdü adamı ezdi geçti

hiç acımadım o anda adama hatta fil'e vuruken bir ton laf söylemiştim
bence o hayvan olan işkence yapanlar

ümmühan yM dedi ki...

düşüncelerinize katılıyorum, bir videoda bu amaçla beslenen bir aslanın bakıcısını parçaladığını görmüştüm, bu hayvanlarla bu şekilde uğraşmaları bana gerçekten çok anlamsız geliyor

Asuman Yelen dedi ki...

İşte hiç görmek istemediğim resim.Köpeğimin gözünde yaş görmekten hep çok korkmuşumdur. 10 senedir benimle ve görmedim. İnşallah görmem.Şu resim bile gözlerimi yaşartırken nasıl tahammül edebilirim bilmiyorum.
Yunus' un sanki sürekli gülüyormuş gibi görünen yüzünün altında ne büyük ıstıraplar varmış. Bilmiyordum durumun fecaatini. Çok kötü.
Bilgilendirdiğin için teşekkürler.
Sevgiler canım...

gulcinkuju dedi ki...

çok üzücü... diyecek kelime bulamıyorum. yunusları çok severim ve bu gerceği ilk defa blogunuzdan okuyorum. çok etkileyici...


www.hayatmasali.com

EbrUgur & Fatih dedi ki...

cocukken cok severdim Flipper´i... heleki yunus baliklarini genellikle severim :) ama bende duymustum bu yazdiklarini - internet sagolsun böyle seyleri arastirmakta kolay oldu... o filmi o gün bu gün bir daha seyredemedim! Aynisi Free Willy icin gecerli - gösterileride kiniyorum :/ oglumuda böyle gösterilere kesinlikle götürmek istemiyorum!!! cok önemli bir konuya deginmissin canim... tesekkürler

olmadık işler peşinde dedi ki...

E.T.,
Yazıyı yayınlayarak daha çok kişiye ulaşmasına yardım ettiğin için ben çok teşekkür ederim:)
Sevgiler

Defnenin Annesi dedi ki...

Bende bu yaziyi okudum. Eglenmek icin hayvanlara eziyet etmek hangi mantiga sigiyor bilmiyorum. "Hayvanlara hayvan emanet edince böyle oluyor" diyor esim. O zaman böyle gösterilere gidenler ne? Asil suclu onlar bence...