17 Aralık 2009 Perşembe

5. Hastalık ve iyi ki çocuğuma ben bakmıyormuşum !



Pazartesi bakıcımızla günün değerlendirmesini yaparken;

bakıcımız:  her şey normal.  Yemeğini yedi. Sabah 10 da uyuttum öğlen 1 de uyandı. sabah uykusu uzadığı için öğleden sonra uyumadı. 

e.t. : gece uyumadığı ve bizi uyutmadığı için tabi uyur!

Bakıcımız :  Oyununu güzel oynadı, şimdide karnını doyurdum, altıda temiz.

en sonunda ekledi;
yalnız istersen A.Y. yi bir dr. a götür !!! ????
Tam olarak kızamığa benzemese yani kızamıktaki  kadar fazla olmasa da yüzünde ve vücudunun şuralarında ve şuralarında hafif kızarıklık var.

e.t. : dur bakiim

bakıcımız : su çiçeğide değil çünkü onda azda olsa sulanma olurdu.

e.t. : acaba yediği bir şey alerjimi yaptı?  (bu arada ben hala dr. götürecek kadar bir kızarıklık göremiyorum)

bakıcımız:  ben farklı birşey vermedim, ya sen ?

e.t. : yoooo.


Konuşmadan sonra içime düşen kurdu ancak Dr. çıkartabilecekti. Bende öyle yaptım ve tecrübeli bakıcımızın tecrübe ve yönlendirmesine kulak verip dr.un yolunu tuttuk.

A.Y. doktordan bizce olumsuz hiçbir görüşme geçirmememize rağmen nasılsa korkmuş bir kere ve daha içeri girer girmez bana yapışıyor. Ayırabilene aşk olsun!
 E bu halde nasıl muayene edilebilir ki?
Neyse ki muayenehanenin yeni dekoru olan boydan boya akvaryum desenli duvar kağıdı biraz ilgisini çekti.
(Biraz kelimesinin ifade ettiği ölçü yarım dakika kadar ! bunada şükür )

güç bela A.Y. nin malesef çaresizce ağlaması  eşiğinde :(  sırtını ancak eli kadar aralaya bilen Dr.umuzun muayenesi ve zorlayarak boğazına bakması  akabinde teşhisini koydu:
5. HASTALIK

e.t. : o da ne?

dr. :  Belirtiler A.Y. de çok az. Hafif atlatıyor.  (çoook şükür)  biraz gribe benzer. Kızamıktaki kadar fazla ve belirgin olmayan döküntü eşliğinde biraz burun akıntısı ve halsizlik gibi basit grip belirtilerini taşıyan, en bilinen tariflerinden biri yanağına tokat yemiş çocuk  gibi yanaklarında kızarıklık olan, spesifik bir tedevisi olmayan, ilk gün yüzde başlayan, takip eden gün/günlerde vücuda yayılan ve sonraki günlerde de geçen kızarıklarla  devam eden, takriben 5-7 günde iyileşmesi beklenen bir hastalık.

e.t. : Bildiğimiz suçiçeği, kabakulak gibi bulaşıcı hastalıklardan birimi?

dr. : daha çok grip gibi diyebiliriz. Bulaşıcılığı hastalık kendini göstermeden önceki 10-15 günlük kuluçka dönemindedir ve bu dönemde % 30-%50 seviyesinde bir bulaşıcılık gösterir. Kan ve tükrük gibi salgılar yoluyla bulaşır. Hastalık kendini belli ettikten sonra genellikle bulaşmaz. . Hamileler hastadan uzak dursa iyi olur. Çünkü hamilelikte geçirilmesi bebekte yüksek anemiye sebep olabilir.

Reçete :  Peditus 3x1

e.t. : başka yapmamız gereken birşey?

dr. : Boağzında hafif kızarıklık var. Bağışıklığını yüksek tutmaya çalışırsak iltihap kapmazsa kolay atlatır.  (inşallah)  Hafif ateş olabilir. Çok yükselirse ve kızarıklıklar aniden ve çok artarsa getirirsiniz.
Bu hastalığın yüksek ateşle seyredeninede 6. HASTALIK deniyor.

Zorla boğazı bakılırken biraz kusma belirtisi gösteren A.Y. yutkununca bende derin bir ohhh çekmiş atlattık demiştim. Erken karar vermişim. Ben bir yandan Dr.la konuşup bir yandan A.Y. nin üzerini toparlamaya ve O nu teselli etme maksatlı sarılmaya çalışırkeeeen........
Oğlumu bakıcımızın her zaman yaptığı gibi  bana teslim etmeden karnını çook güzel doyurduğunu, hatta menüde domates olduğunu ve bebeğimin artık bebeklikten çıkıp çocuk (ne çocuğu hatta neredeyse büyük insan ) olduğunu anladım !!!!
Neyseki kirlenen yerler sadece A.Y. nin tişörtünün komple önü ve benim kabanımın sağ ön tarfı ile sınırlı kaldı. 
Dr. umuzun yardımcısı bizimde yardımımıza yetiştide iyi kötü temizledik üzerimizi. Tabi koku konusunda pek bişey yapamadık !!!   ııyyyy neyse kapadım bu konuyu.

Hastalığa dönersek;
Bu da böyle bir tecrübe oldu bize. Çok şükür ki hiç anlamadan atlatık/atlatıyoruz.  Ve yine çoook çok şükür ki bu olay bu hafta oldu. (Allah beterinden korusun) Ancak haftaya çıkmaya düşündüğümüz seyahatte başımıza gelseydi diye düşünmeden edemedim. (sağ salimen gider gelirz inşallah)

Veeee bu hastalıkta madalyayı canımız bakıcımız  Emriye ananemize veriyoruz.
Emriye ablacım vallahi seni tebrik ediyor ve başarılarını devamını diliyorum ;)
A.Y. ye ben kendim bakıyor olsam kesinlikle bunu anlamaz ve dr.a da götürmezdim, her ne kadar hafif seyrediyor ve belki kendiliğinden bile geçebilecek durumda da olsak geçiriyor olduğu bir hastalığı bilmek elbette çok önemli.
Dikkatini tebrik ediyorum.

Bence A.Y. dışardan bakıldığında bu hastalığı belli edecek hiç bir belirtiye sahip değil. Kızarıklıklarda dahil. Yanağında  çok az bir pembelik ve isilik gibi çok hafif kabarıklıklar vardı. Vücudundakileri halen tam olarak görebilmiş değilim. Sadece bacağına ve boyun bölgesine dokunduğumda elime isilik gibi pürüzler geliyor o kadar. 

Çalışan anneler;

Biz elimizdekinin en iyisini değerlendirip çocuğumuza birinin bakmasına karar verdiysek  kendimiz bakamadığımız için üzülmeyelim.
Üzülmeyelim ve vicdan azabı duymayalım. İnşallah çocuklarımız emin ellerdedir.  Ben bu olayla bununda gerçekten bir meslek olduğunu, ehline verildiğinde çok güzel sonuçları olabileceğini bu olayla anladım. Ve aslında A.Y. nin gelişimi ve mutluluğuna olan katkıları ile daha öncede farkındaydım.

Oğlumun Emriye ananesi (A.Y. ye böyle hitap ediyor.) seni karşımız Allah çıkarttı. Seni - ve aileni- tanıdığımız için çok mutluyum. Elhamdülillah.  Allah senden razı olsun. Biz çok razıyız (lütfen maşallah deyin ;) )
Seni bir başka yazıda uzun uzun yazmak istiyorum. (her ne kadar sen bu satırlarda yazılanlardan habersiz olsanda ) 

Ve bizi buluşrturan sevgili Süreyya ablacığım Kanadalardan beni okuyabiliyormusun bilmiyorum. Ama sendende Allah razı olsun. Ne iyi bir iş yapmışsın  ;)
(seni hep anıyoruz)
.
.
********************************

14 yorum:

Asuman Yelen dedi ki...

Yavruya büyük geçmiş olsun.
Emriye hn. da sanırım senin temiz yüreğinin armağanı e.t. ciğim. Tahsil, tecrübe çok önemli tabii ama en önemlisi sevgi dolu bir yürek. Aslında bu iş sevmeden yapılmamalı. Tüm dikkati, ilgisi yavrunu önemsemesinden kaynaklanıyor. Hiç kimse sevmediği birini önemsemez.
Sevgiler canım...(Maşallah dedim.Emin ol.)

enne dedi ki...

Bu hastalığa halk arasında gülcük de diyorlar. Benim 2 çocuğum da geçirdi. Fazla ateş olmadı ama 1 hafta 10 gün sürdü. Hatta şöyle diyorlar, kızarıklıklar var ya, başından başlayıp ayağına kadar yayılır, sonra ayaktan başlayıp başından gidermiş. Bizim çocuklarda bir dönem oldu ki tüm vücutları kızamık gibi kaplandı. Ama kolay atlatılıyor, geçmiş olsun delikanlıya. Bakıcı konusunda çok haklısın, bizim de Arife'miz var yıllardır, Allah razı olsun, benden daha iyi bakıyor çocuklara.

n.s. dedi ki...

çok geçmiş olsun küçük adama.geçen hafta bir arkadaşımızın çocuğunu domuz gribi diye hastaneye yatırdılar ailece koruma altına girdiler,meğer 6.hastalıkmış..bizde geçirdik 6. hastalığı;3-4 gün süren yüksek ateş,sonrasında bir günlük pul pul döküntüyle vücudu terkediyor.
bulunan bakıcının aynı zamanda iyi bir anne olması en büyük şükürleri gerektiren en büyük lütuf..sevgiler

EbrUgur & Fatih dedi ki...

cok gecmis olsun canim... evet calisan anne olmak cok zor! Ama vicdan azabi degil kendimizle gurur duymamiz lazim - bunca isi birden yapabildigimize :) demi ama canim...

sirinanne dedi ki...

Geçmiş olsun canım.

Bakıcı konusunda darısı başımıza inşallahh...

Defnenin Annesi dedi ki...

cok gecmis olsun... Allah iyi bakicilari basimizdan eksik etmesin. Bizde claudia'dan cok memnunuz...

e. t. dedi ki...

Asuman Yelen;
çok teşekkür ederim, güzel düşüncelerin senin güzelliğinden kaynaklanıyor :)
Sevgisinden ve ilgisindende hiç şüphemiz yok.


Ennecim;
ben gülcüğüde ilk kez duydum. Hepimiz için geçmiş olur inşallah. Bakıcı konusunda da Allah hepimizi iyilerle karşılaştırsın.


n.s.;
canıım çook teşekkür ederim. 6. hastalığı birinden duydum diyordum, senmişsin demek. Domuz gribi sanılmasıda çok doğal belirtiler gribe yakın olduğu için.
Evet çook haklısın, bakıcıların en büyük referansları kendi çocukları!!!
referans isterken ilk olarak buna bakılmalı bence. Zira kimse başkasının çocuğuna kendi çocuğundan daha özverili bakamaz.
Ha senin koyduğun kuralları, talimatları yerine getirir o ayrı.

e. t. dedi ki...

Ebrucum ;
sağo canım. kesinlikle ;) ( buda züğürt tesellisi işte :P )


şirin anne;
teşekkür ederim. İnşallah memnun kalacağınız biri karşınıza çıkar.



Defnenin annesi;
teşekkür ederim. Amiiin.
Claudia konusunda sizin içinde sevindim.

Efsun dedi ki...

Cok gecmis olsun, bende böyle bir bakici bulabilsem keske:( biz krese gidiyoruz ama hastalik durumunda falan bakiciyada ihtiyac olacak ileride. Leon Can'da böyle bir hastalik gecirmisti, 3 gün atesi diyorlarmis burada, cocuk 3 güün yüksek atesleniyor sonra vücudunda kizamik gibi döküntüler oluyor. Atesli ve döküntülü evresi bulasici degilmis artik ondan önceki kulucka döneminde bulasiyormus. Neyseki hakikatten 3-5 günde gecti. Calisinca böyle oluyor iste, is ev hepsi bir arada yürümek zorunda ne yapicaksin...

e. t. dedi ki...

Efsun;
çok sağol. İnşallah gönlüne göre birini bulursun sende. Leon Can ın geçirdiğide 6. hastalık galiba.
çalışınca anneler için hakikaten en zor anlar hastalık durumları.
İnsan aklını, ruhunu, kalbini O nunla evde bırakarak gidiyor işe.

GüCüBe dedi ki...

Çok Geçmiş olsun, bakıcı konusuna önce Maşallah diyorum, bizde çok şanslıyız, Babannesi bakıyor çünkü,içim rahat..

e. t. dedi ki...

Güneş;
çok teşekkür ederim. aileden birinin bakabilmesi çok güzel

Adsız dedi ki...

çocuğuma iyiki ben bakmıyormuşum bu nasıl bir cümle tamam yoğunsundur çalışıyosundur vs.. ama iyiki bakmıyormuşum bana çok ters geldi blogta yzacağınıza çocuk gelişimi hastalıkları vs... okusanız bu cümleyi kurmazdınız...

e. t. dedi ki...

adsız (keşke ahkam kesmeye başlamadan önce azıcık cesur davranıp adınızı yazsaydınız, en azından hitap edebilirdim.)
benim çocuğuma kendim bakmam ya da bakmamam konusunda beni sürekli okuyan ve tanıyanlar zaten yeterli bilgiye sahip, ve bu cümlenin gerçek mahiyetini bilirler, adını dahi bilmediğim birine bu konuda açıklama yapma gereği duymayacağım gibi neyi yapıp yapmayacağımı da sadece ben bilirim.
Sahi bu arada siz neden blog okuyorsunuz?