çocuklara yemek yedirme hileleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuklara yemek yedirme hileleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2011 Pazartesi

meğer bizim 2 tane köpeğimiz varmış. hatta bir tane de arada köpeğe dönüşen oğlumuz !

Sabah 7:30 da evden çıkıyoruz.
Kahvaltı kreşte saat 9:30 da. İki saat az zaman değil diyerek, evde 1 bardak süt eşliğinde hafiften birşeyler yedirip öyle çıkıyoruz evden.
Geçen hafta yine bir sabah.....
Elinde muzla çıktık evden, asansörde yedi bir iki lokmasını, asansörle dış kapı arasındaki son merdivenleri inmek üzereyken durdu, muzunu bana uzattı. Hadi bitir oğlum diye telkinde bulunurken ............
-elleri iki yanında bilekten dışa bükülü halde, birşey tutuyormuşcasına avuçlar sıkılmış,
"ama anne köpeklerimi indiriyorum"   demesin mi !!!
ben: köpeklerini mi ????  :S   hıımmm anladım demek köpeklerini.....
diyerek gizleyemediğim şaşkınlığımın ardından oyunua dahil olup...
ben:  peki onları kreşe alacaklar mı ?
A.Y. : yok anne merve ablanın yanına bağlıcam. ( okula getirmemesi gereken şeyleri yada götürmeyi isteyipde arkadaşlarımızla paylaşmak istemediği şeyleri kreşin girişindeki danışman olarak görevli ablamızın  yanında bırakıyoruz.)
ben: anladım tamam, bencede en iyisi orda seni beklesinler.
sessizlik
ben: köpeklerinin adı neydi tatlım.
A.Y. : bernardla köpekcik.
ben:  :D


Yine geçen hafta bir gün
Ben : Ahmet Yusuf
A.Y.: Anne bana Ahmet Yusuf deme!
Ben: e ne diyeyim oğlum?
A.Y.: Bernard de. hav hav....

Hayır etrafımızda köpeği olan tanıdığımızda yok, adı Bernard olan köpek hiç yok. Geçen gün çğrendim çocuk kanallarının birinde Bernard adılı bir köpeğin çizgi filmi varmış galiba ama biz izlemiyoruz ki.




Sadece yazın başında polanezköyde gördüğümüz köpeğin cinsinin san bernard olduğunu söylediğimiz aklıma geliyor ama onuda hatırlayıp bernard olarak devşirmiş olabilir mi acaba???
nerden duyduysa artık....


Bazen yemeğini yedirirken zorluk çektiğimde O' nun bu hayali oyununa dahil olup, bernard gel oğlum gel kuçu kuçu dediğimde, bu sözlerle tüm tabağını bitirdiğini defaatle görmüşlüğüm var   :D

24 Eylül 2010 Cuma

2,4 yaşında da olsan, emek olmadan yemek olmuyormuş.


Kış yaklaşıyor.
Yazlık sebzeler ve kış hazırlıkları neredeyse bitmek üzere...


Her zaman, yapılan her işe, bazen cebren ve hile ile de olsa, dahil olmak
en büyük zevki.
Bu işler becerebildiği işler olunca.....
O da, ben de mutluluktan dört köşeyiz ;)






Barbunya doldurulmuş koca kaşığa açılan koca ağız sizi yanıltmasın.

A.Y. barbunya yemeyi çok fazla sevmiyor(du) ve yanında bulundurduğum -sevdiği- itici güçlerin sayesinde azıcık yiyor(du) .
(burada da cebren ve hile ile iş yapan ben oluyorum :P )
Bu çiğ barbunyaya, annenin gözünün içine baka baka,
iştahla açılan koca ağzın sebebi,
tamamen annenin ilgisini çekmek, tepki vermesini sağlamak, hayır dedirtmek ve belki de verdiği tepkiyle içten içe eğlenmek için !



Bu birlikte ayıkladığımız barbunyaların bir kısmını paketleyip dondurucuya attık,
bir kısmınıda akşam için pişirdik.
Akşam, pişen barbunyaları yine itici güçler eşiğinde -ki bunlar duruma göre yoğurt, domates, karpuz, üzüm , şeftali, v.b. olabiliyor, cebren ve hile ile yedirmeyi düşünürken.....
önce babasına bu bebileri (barbunyaları) kimin-nasıl ayıkladığı hakkında detaylı bilgi verdikten sonra.....
A.Y. barbunyaları -bebi bebi diyerek, tek tek bir güzel yedi
:D
Demek ki bunca zaman itici güç, cebir, hile fialn boşuna uğraşıyormuşuz :P
Ancak emek verince yemek oluyormuş meğer !