21 Temmuz 2009 Salı

Verona' da mı kalmıştık?




Verona ya ait resimlere ve notlara bu resimle başlamak istemezdim. Ama Verona bizi arabadan iner inmez bu manzarayla karşıladı. Bende aynısını yaptım :)

Böyle bir şeyi hayatımda ilk kez görüyorum. Çöpün yanına konmuş bir fare kapanı. Demek ne kadar fare var ki buraya bunu koymuşlar, ııyyyy diyerek şehre hiç hoş olmayan bir giriş yaptık.....

Şükür ki sonraki manzaralar bu görüntüyü unutturdu.

Haydi buyrun.......................




En sevdiğim hava koyu renk bulutlarla kaplı hava.

Esinti uzaklardaki yağmur kokusunu getiriyor ve yağmur bize haber yolluyor; musaitseniz demeden, "ben geliyorum"


Aşıklar şehri Venedik derler ama ben burada romeo ve juliet' in yaşadığı yer, gezdiği (aslında doyasıya, özgürce, birlikte gezemediği ama yinede birbirinin aşkıyla gezdiği ) sokaklar olması hasebiyle olsa gerek romantizmi bu havayla beraber dahada hissediyorum.



İşte hava bu hava. Bol bol çektik içimize.

İnsanlar sakin, etraf sessiz.
Buna benzer nice günler geçirmişte iyice ezberlemiş herşey rolünü.
Kim bilir kimler gelmiş geçmiş bu sokaklardan , neler konuşulmuş.
Kim bilir kalıcı olanlar aynı sahneyi kaçıncı kez izlemiş.
Ama hiç birisinde büyü bozulmamış.

Sanki aşkın acısı sokaklarda öylece kala kalmış.......





Faytona binip de hemencecik varmayın Verona' nın sonuna.

Ara sokaklarda gezinip, aşkı hissedin,
Dönüşte binin foytona, yorgunluk sizi esir almasın.
Ki; bulduğunuz aşkı sindirin.




Her zaman elimizde olanlar nasılda kıymetini yitiriyor.

Günlük işlerini sonlandırma telaşında olan Verona' lılara bakıp aşkın, alışılmış, alışkanlıklaşmış halinin bile ne kadar huzur verici olduğunu fark edin.




Güneş güne veda ederken.......






İtalya' nın colosseum ve capu'dan sonra 3. büyük anfi tiyatrosu Arena Verona.





Her yıl ağustos ayında festival düzenleniyormuş bu arenada.
Dünyaca ünlü operalar bu festivallerde burada dilleniyormuş.

(şimdiye kadar hiç operaya gitmedim. Gitmeyi istermiyiiim ? Zihnimde bu olayı anlamlandıramadığım için gerek görmedim. Ama bu festival Verona' da bulunduğumuz zaman içine denk gelseydi belki bir taşla iki kuş hesabı tecrübe edebilirdim. Ama zamanı denk gelmedi, bende tüh demedim.)


Bra meydanı





Tepesini gördüğünüz kule "Tower Lamberti".Buradan öyle küçücük göründüğüne bakmayın. Verona'nın en yüksek kulesi. Yüksekliği 83 m.



Miis gibi parfüm kokulu mermer caddeler darlığı sebebiyle trafiğe ve dolayısıyla gürültüye kapalı.

Başka semalara hayat vermek üzere çekilen güneşin ardından vazifesini tamamlamış ve kapanmış şemsiyeler.


Doğru yoldayız. Aşka gidiyoruz......




Casa di Giulietta- Juliyet' in evi

Capuleti’ler ile Montecchi’ler aralarında ki kan davası nedeniyle birbirlerine düşman ünlü ve zengin iki İtalyan aile.

Montecchi ailesinden Romeo, Capuleti’lerden Juliet’i görür görmez âşık olur. Bir rahibin yardımıyla gizlice nikâhlanırlar. Nikâh sonrası şehir meydanında çıkan bir kavgada Romeo, kendi ailesinden bir ferdi öldürülmesi üzerine Juliet’in kuzenini öldürür.

Capuleti ailesi de intikam yemini eder. Romeo bunun üzerine şehri terk ederek Mantua’ya gider. Juliet, ailesi tarafından Kont Paris’le evlendirilecektir. Juliet bundan kurtulmak ve Romeo ile kaçmak için ilaç içerek ölü taklidi yapar.

Romeo döndüğünde Juliet’in öldüğünü zanneder ve zehir içerek canına kıyar. İlacın etkisi geçtikten sonra uyanıp Romeo’nun cesediyle karşılaşan Juliet de intihar eder.

İşte böyle trajik bir aşk hikayesi.



Bu aşk ilk kez 1524 yılında şair Luigi da Porto tarafından hikaye edilmiş. 60 yıl sonra da William Shakespeare “Romeo ve Juliet” adıyla tiyatro oyununa dönüştürmüş. William Shakespeare zaten İngiliz ve Verona' da da yaşamıyormuş. Ben burada yaşayarak etkilenip oyunlaştırdığını hayal etmiştim hep.
13. yüzyıla kadar uzanan bir geçmişe sahip Capuleti ailesinin evi 1905 yılında belediye tarafından satın alınmış ve şu an onun mülkiyetinde. 70 yıl önce restore edilerek bugünkü görünümünü kazanmış.
Shakespearein tiyatrosundaki Julietin yatağı julietin odasında kurulmuş.



Allah bize aşkı yaşattı hamd olsun. Hemde bir kaç çeşidini...
Duvara ismimizi yazmakta ne ola ki ?
Yurdum insanı geri durmamış yazmış zaten ismini :)

Ve bize Rabbim zaten boool bol şans verdi...
Juliyetin göğsünü ellemekte neyin nesi ?





Zavallının şans getireceği yada tutulan dileğin kabul olunacağı uydurma safsatası ile dokunulan sağ göğsü parlarken yüzü kapkara kalmış. Yoksa Juliet zencimiiiymiiiş :P :P (tamam kabul ediyorum iğrençti .)
Birde insanlar poz verirken sağ koluna yapışıyorlarya o yüzden koluda parıl parıl.
Bari yüzünüde görevliler parlatsaymış.



Oyundaki bu meşhur balkon......



................................... işte bu balkon.

Ancak bu balkonun gerçek hikayedeki yerini sorarsanız hayal kırıklığına uğrarsınız.
Çünkü gerçekte böyle bir balkon yokmuş.
Shakespeare in oyunundan esinlenerek ziyarete açıldığında (tamamen duygusal olarak;) )balkon eklenmiş.



evin önden görünüşü.
Kendilerini 2000 li yılların gelişginliğine teslim eden binaların arasında Casa di Giulietta aşkıyla kendini ilk halinde korumakta.



Aşk aşkta ...
Mide aşk dinlemiyor.
Aşk karın doyurmuyor :P



Artık akıllandıııık .
Bu otobüsleri gördükçe Roma' da ki halimizi hatırlayıp gülüyoruz.



Ve saat sekiz buçuğu geçerken........


Shakespeare bizi uğurluyor Verona' dan





Aşkımızıda alıp yanımıza düştük Venezia yollarına......


******************************

3 yorum:

KYBELE F dedi ki...

şehirden sakinlik ve hüzün akıyor sanki...

Pınarın Kulubesi dedi ki...

Biz Verona'yı es geçip Padova'ya yönelmiştik. Padova nefisti ancak görülüyor ki bir daha yol düşerse Verona mutlaka uğranacak.
Ve Venedik...
Saat 12de varıp ikindi üzeri 4 gibi yorgunluktan ve sıcaktan dolayı kaçarcasına uzaklaştığımız Venedik. Köprüler köprüler köprüler... Can'ın arabasını taşımak hepsinin üzerinden... Bütün elektronik aletleri yanımızda taşıma çilesi(netbook, fotoğraf makineleri, lensler, gps, hepsinin sarj aletleri...)ve kalabalık kaçışı körükledi. Kendimizi Padova'daki İkea'ya attığımızı hatırlıyorum:)
Velakin Verona-Venedik bir daha diyorum..

e. t. dedi ki...

aahh çook haklısın kybele f sakinlşik burası için tam oturdu.

Pınar Veronada görülmeli ama Venediğe en az 2 tam gün veriyorum inan pişman olmazsınız.
Eğer kısmet olsa İtalyada sadee Venediği tekrar görmek isterim. Suya aşık bendende başka bir şey beklenmezdi herhalde :)
Birde gidiş tarihine dikkat edin edim, yoksa sıcaklar ve -başkalarından duyduğuma göre- koku insanı bezdirip, güzelliği görmesine mani olabiliyor sanırım. Biz mayıs sonu gibi gitmiştik ve hafif yağmurlu harika bir hava vardı.